Hoşgeldiniz

ZEVKLE OKUYACAĞINIZ BİR BLOG!!! ALIN KAHVENİZİ. BUYRUN DEVAM EDİN :)

25 Eylül 2012 Salı

Okuma listenizde benim güncellemelerimi görüyor musunuz???

Arkadaşlar deneme olarak yazıyorum bu yazımı. Hani izlediğiniz blogları gösteren bir okuma listesi var ya. Üç dakika önce Ayşe post girdi filan yazıyor. Hah işte orda benim güncellemelerimi görüyor musunuz? Eğer görüyorsanız, yeni adresimle alakalı bir sorun kalmadı demektir. Gerçi bir önceki postuma yorum yazmışsınız ama nerden görüldüğünü bilemedim. Düzeltmeye çalışıyorum anlamadığım bu durumu. Yardımlarınız için teşekkürler :)

24 Eylül 2012 Pazartesi

*www.duygusalkomedisevenler.blogspot.com *Dooo kiii üç dört :)))

Heyyy kuzuşum piyano dersine başladı :) Pek sevinçli. Cd'den ritm dinlerken sadece -do- sesine basıyoruz müzikle beraber. Dooo kiii üç dört :) Öğretmeni de şeker mi şeker. Afferin sanaaa, afferin sanaaa dedikçe benimki sevine sevine çalıyor. Bugüne kadar okulda aldığı ek derslerin hepsini seviyordu. Müzik, İngilizce, Bale, Drama...vb. Sadece satrançı sevmedi. Halbuki kafa çalıştırıcı oyunlara bayılır. Neden sevmedin diyorum. Arkadaşlarıyla rekabet etmek hoşuna gitmiyormuş. Karşı karşıya değil de beraber oynanan oyunları seviyormuş. Anasının kızı :)

Arkadaşlar DİKKAT

Şimdi size biraz blogsal sorunlarımdan bahsetmek istiyorum.

Teknolojiyleee başım dertteeeee ne yapsam bilmiyoruuuuuummm :))

Ayyy çok iyiyim bugün. Maşallah maşallah. Yüksek girdim haftaya. Allah bozmasın :)

Efendim bu www.duygusalkomedisevenler.com kapandıııı... Nedenini bilmiyorum. Hesabıma giriş yapabiliyorum ama blogumu görüntülemiyorum. Ne oldu, ne yapayım diye bir baktım. Blogspot'a geçiş yaptım. Yani www.duygusalkomedisevenler.blogspot.com ... oldum :) Bu açılıyor. Daha önce de aynı şey başıma gelmişti. Sonra kendi kendine düzelmişti. Ama bu com uzantısından hiç memnun kalmadım ben. İkide bir bunlarla uğraşmak istemediğim için blogspot'ta kalmaya kararlıyım.

Bu durumun sonuçları ne olacak peki ? He, bilen var mı ? Uzuuun bir zamandır bloguma gelen ziyaretçi sayısı birdenbire inanılmaz artmıştı. Amaaa bununla birlikte de spam sayısı artmıştı. %80 yurtdışından, %20 burdan hergün yüzzzlerrce spam temizliyordum. Yurt dışından bir yerler bana link mi verdi bilemedim. Ha belki buna blogdan bir bakma yolu vardır da işte ben onu bilemedim :) Google'dan süper bir trafik. İstatistikler tavan yapmış. Allah Allaaahh :)

Sonra ne oldu ? Şak com uzantım kapandı. Şimdi istatistik kaç ??

SIFIR.... hahaaaaaahaaaa...

Bu yani...0000000......

Yazıııık yazık. Ne olacak şimdi ? Şimdi de yavaş yavaş google blogspotumu tanıyacak? Ya da bu işin beni takip eden arkadaşlarım için bir dezavantajı olacak mı? Bilen varsa konuşsun lütfen :) Nedir yani ?

Ayrıca ara ara şimdi yazmaya üşendiğim bir sürü blog sorunuyla daha uğraştım.

Benim söyleyeceğim şudur. com uzantısını beğenmedim. Keşke en baştan blogspot olsaydım.

Amaaa her işte de vardır bir hayır tabiiii. Bu vesileyle spamler de artık -0- çekiyor.

Nı ha haaa... Kurtuldum sizdennnn :)))

Yazık banaaaa. Yazık banaaaaaa:)) Ayyyy iyiyim iyi :))

Hadi tempo - DOOOO Kİİİ ÜÇ DÖRT -

:))))

18 Eylül 2012 Salı

Vicdansız Yaratık!!!

Ne istedin küçücük kediden. Herkesin gözü önünde o kediciği vicdansızca katledince neyi ispatladın kendine ? Kime karşı olan öfkeni kusup rahatladın ? Nasıl bir tatmin duygusu yaşadın ? Ya da bir duyguyu hissetmek ne demek biliyor musun acaba ? Sen kim insanlık kim ? Hangi dağda büyüdün ? Daha içimden neler geliyor da yazıp yazıp siliyorum. Al !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Dün gece yarısı kızım uyuduktan sonra (Allah'tan uyumuştu) bizim sokak birden karıştı. Halı saha maçı yapanlar maçı bıraktılar sahanın dışına doğru bağırarak koşmaya başladılar. Ne oldu diye pencereye çıktım. Karşı apartmandan bir kadının feryadını duydum. Gerizekalıııııı. Kediyi öldürdü gerizekalııııı!!! Yakalayın onu. Kim o ? Yakalayııınnnn... Ve arkasından bir koşturmaca. Ne kadar adam varsa sokağa çıktı. Küfürlerin ardı arkası kesilmedi. Saatlerce aradılar. Sokak beddualarla küfür sesleriyle inledi. Aynısını sana da yapsınlar inşallah aynısınıııııı diye bağırdı birisi defalarca. Saatlaerce. Sindiremedi gördüğünü. Sakinleşemedi. Yaratık yaptığını yaptı ve kaçtı. Ne devriyeler bulabildi. Ne olaya şahit olanlar. Olay şu : Adamın biri sokakta birden bir kediyi yakalamış ve vahşice katletmiş !!!

Detayları ben de bilmiyorum. Görmedim. Bilmek te istemiyorum.

Tek bildiğim kedinin tek parça olmadığı.

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Seni o hale getirenleri, seni böyle yetiştirenleri, sana yaşatılanları, içinde biriken bu öfkeye sebep olanları... onları da bilmiyorum tabi...

Bilmek te istemiyorum.

Allah'ım sen koru yarabbim. Nasıl bir dünyada yaşıyoruz ? Ben çok korkuyorum. Sen koru...

Bu arada bana gelen spam yorumlar neden bu kadar çok arttı ?? İngilizce de yazmıyorum ama, nooluyo?? İşim yok spam mi temizliycem durmadan. Reklam için de yorum gönderip durmayın. Siyasi parti yorumlarınızı da burdan yazmayın. Banane sizin kimi niye desteklediğinizden.

Yayınlamıyorum....................................................................................................................



13 Eylül 2012 Perşembe

Niçün budadınız niçüünnnnnn!!!

Çok konuşan yazılar yazdım son günlerde. Yayınlamadım...

Biliyor musunuz? Yok bilmiyorsunuz tabi, mutfak penceremin karşısındaki ağacı budadılar. Ağacı budamak demek kökünden kesmek demekmiş. Çok üzüldüm görünce. Çok severdim ona bakmayı. Arabamı da altına park ederdim hep. Dut mevsimi hariç. Dutlar olgunlaştığı zaman altındaki arabanın üstü düşen dutlarla dolar. Sonra temizletmek için uğraşırsın :) Onun haricinde iyi park yeridir ama. Gölge yapar. Pardon yapar-dı. Artık yok. Mutfak penceremin önünde çok ağaç var ama ben boş boş bakmak için hep onu seçerdim. Şimdi oraya bakınca gerçekten boşluk görüyorum. Kıydılar kapı gibi ağacıma. Hıh...

Ne yapalım, değişime direnmemek lazım. Herşey değişiyor. Biz değişiyoruz. Alışkanlıkların peşinden gitmek sadece zaman kaybı. Şimdi hemen yeni ağaç seçmeli yeni bir sevgi bağı için :) Hmmm palmiye olur mu ki ??

Hadi arkadaşlar hadi, hayat çok kısa. Hepimiz önce kendi hayatlarımıza sahip çıkmak zorundayız. Herkes bir taraftan felaket telallığı yapıyor. Mutsuz olmamız için sayısız sebep sayıyorlar. Mutsuz etmek için yarışıyorlar. İç huzuru ve mutluluğu olmayan insanın en başta kendine hayrı olmayacağı için başka kimseye de olmaz. Birilerinin de çıkıp iyi şeyleri hatırlatması lazım.

Öfke sadece kendimize zarar verir.

Önce kendi hayatımızdan sorumluyuz.


3 Eylül 2012 Pazartesi

Allah Hayıra Çıkarsın...

resim internet

Sıkıntılı bir rüya gördüm. Rüyaların tersi çıkar derler, doğrumu ki ?

Rüyamda hamileymişim. Ama artık bebek doğmak üzere. Hiç bilmediğim bir hastaneye gidiyoruz ve orda da hiç tanımadığım bir doktor elinde neşterle beni hemen koridorda ameliyat etmek üzere yanıma geliyor. Gözlerim faltaşı gibi açılıyor. Korkuyorum. Annemi çağırın diye bağırıyorum. Annem geliyor. Anne ben vazgeçtim, doğurmayacağım, diyorum. Kızım olur mu öyle şey gibisinden bana telkinde bulunuyorlar. Çaresiz hissediyorum. İyi madem o zaman eski doktoruma götürün beni, diyorum. Apar topar eski doktorumu buluyoruz. Adam akşam iki dakikalığına tesadüfen muayenehanesine uğramış. Öylesine geçiştirerek konuşuyor bizimle. Bir türlü doğumun ne zaman olacağına karar veremiyoruz. Hep bir kargaşa var. Sonuç yok. Ne yapacağım ben, nasıl olacak diye kıvranıyorum. Bir yandan da aklım almıyor. İlk doğumumda her ay düzenli kontrollerime gitmiştim. Kan tahlilleri, alınması gereken folik asitler, magnezyumlar bişeyler bişeyler. Herşey düzenli ve kontrol altındaydı. Bu sefer nasıl böyle karmakarışık oldu herşey. Ben nasıl herşeyi düşünmedim. Bunlar başıma niye geldi. Ne tür bir hayat boşluğu bu. İşte bunları düşünüp duruyorum. O arada ailemden herkes hastanede. Yani emin değilim ama orası hastane galiba. Hatta dedemin vefat eden ikinci eşini görüyorum. En şık ve diri haliyle orda duruyor. Şaşkın bakıyorum. Ben de geldim der gibi gülümsüyor bana. İşin ilginci onu sadece ben görüyorum. Dede Ş... Teyze de burda diyorum. Dedem gayet sakin, gelir gelir o mutlaka gelir, diyor. Ş... Teyze de ben hep burdayım zaten diyor. Haa diyorum, bak hep burdaymış. Ondan demek evi hep tertemiz diye düşünüyorum. Ne alaka evi, temizliği, bilmemnesi... Rüya işte. Böyle saçma sapan şeyler görürken, rüyam bir sonuca varmadan uyanmışım.

Çok sıktı beni bu rüya.

Rüya yorumlamayı bilen var mı? Varsa bir hayra yoruversin hayrına :) Biraz tırstım açıkçası çünkü kendimi bir kez daha hamile görmüştüm uzuuuun uzun seneler önce. Hiç de hayra çıkmamıştı. Hatta o günden sonra hayatımız değişti. Ama bu sefer belki aynı rüya der ki: Ya ben zamanında bu kızı çok üzmüştüm. Bu sefer bari hatamı telafi edeyim de sevindireyim garibanı. Der mi ???

Of ya off atamadım üstümden enerjisini. Üzüldüğümü görünce de üstüme geliyor hain rüya. Daha çok üzüyor beni. Öyle insanlar da vardır ya. Gıcık olurum. Bir şeye üzüldüğünü hissederlerse inadına inadına konuşurlar. Misal : çocukların küçücükken zorla okula alınmalarına çok üzülüyorum, dersin. Herşeyi göze alır yollamazsın. İnadına durduk yerde konuyu açar, ben olsam gönderirdim derler. Sorduk mu diye düşünürsün, bir şey demezsin, boşverirsin. Fenerbahçe'nin şike olaylarına o kadar bozuldum ve içime sindiremedim ki, tutmuyorum artık takım makım dersin. Zafer kazanmış gibi etmedikleri lafı bırakmazlar. Hastalığını fırsat bilirler, hamileliğini fırsat bilirler, biraz güçsüz gördüler mi normalde yapamadıkları ne varsa çıkarıverirler su yüzüne. Zaten bu yüzden maskelerle dolaşmıyor muyuz? Hep saklıyoruz yaralarımızı. Kendimizi korumak için. Güçlü olmaktan veya görünmekten başka bir çaremiz yok çünkü. (Hoş aslında düşününce benim artık böyle bir çabam bile yok galiba. Çok da umurumda sanki insanlar. Ne yazık.)

Ben yeterince zeki davranamıyorum. Bunu biliyorum. Yanında maske takmak zorunda olduğum hiçkimseyle zorunlu haller dışında görüşmüyorum. Kin tuttuğum için değil. Hatta sevmediğim için bile değil. Sadece kırmamak için. Kırılmamak için. Görüşmemek daha hayırlı olduğu için. İki gülüver yüzüne. İşler tıkır tıkır işlesin. Ne var ?? Yok işte olmuyor. Yapamıyorum ben. Kafam kadın gibi çalışmıyor.

Neyse üstümdeki negatif enerji neler yazdırdı gördünüz mü :)    

Amaannn, insanları kim anlamış ki, ben anlayayım. Bunun sonu yok. Mesela menfaati olunca dibinden ayrılmayıp, işi biter bitmez düşman kesilenleri de anlamıyorum. Zamanında atmış demek içine. Atmasaymış keşke. Hasta olur. Yazık. Üzülürüm sonra. İyi niyeti itinayla suistimal edenleri de anlamıyorum. Nasıl bir psikoloji ki bu? Neden yani ? Gerçekten anlamıyorum. Acaba ben insan değil miyim :)) Benim de çok eksiğim, gediğim, defom, arızam var... ama... kötü niyet üzerine kurulu değil yahu... İnsanları üzmek üzerine kurulu değil... Neyse herkes ne dense tersini yapıyor.

O zaman haydi düşman olalım. Gözlerimizi oyalım.

Ne zaman nefretle beslenen bir toplum haline dönüştük biz bilmiyorum. Çocukken bunları öğrenmedik. Herşey ne zaman değişti?

Bakın bugün yine şehit haberleri. Yok yazmayacağım ama bu konuda.

Lakin iki satır yorum yapmaya UTANIYORUM.